ÜÇÜNCÜ SAYFA

Üçüncü Sayfa Haberleri

Bir temmuz sabahıydı. Sıcaklık sabahın ilk saatlerinden itibaren kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Sabah mesaisine gazetelerin üçüncü sayfa haberleri ve televizyon kanallarında her gün izlemekten sıkıldığım insanın içini karartan haberlerle başlamıştım. Gün geçmiyor ki bu umutsuz iç karartıcı haberler bir gün son bulsun. Sanırım bu gidişat pek biteceğe benzemiyordu. İnsanoğlu yolundan sapmış bir divane gibi oradan oraya savruluyordu. İnsan olduğunun farkında olan her birey insanlığından utanır hale gelmişti. Bu iç karartıcı haber bültenlerinden, gazetelerin 3. Sayfa haberlerinden…  

Mesai bitimi başkentin o seçkin ve elit denilecek mahallesinin caddelerinden sokaklarından, evime doğru ilerliyordum. Bir ara aracımı müsait bir park alanına çekip, akşam yemeği için marketten bir şeyler almaya girdim. Alışverişimi bitirip malzemeleri aracın bagajına yükledim. Tam aracın ön tarafına doğru ilerlerken bir ses ile irkildim.

- İmdat, imdat, imdat…

- Lütfen yardım edin…

Hemen sesin geldiği yere doğru yöneldim. Az ileride semtin gayet lüks ve elit mekânlarından birinin kapısının önünden geliyordu ses. Baktığımda takım elbiseli, eli yüzü düzgün beyefendi görünümlü bir tip ve gayet şık giyinimli ve zarif bir hanımefendi. Erkek bayanı herkesin gözü önünde tekme tokat dövüyordu. Erkek bununla da kalmayıp kadına ağza alınmayacak hakaretler ve laflar ediyordu. Kadıncağız orada perişan bir hale gelmişti. Malum civardaki insanlarda seyirlik bir sinema oynuyor gibi olup biteni izliyordu. Olaya müdahale etmeden önce polisi arayıp durumu izah ettim. Akabinde de bir ambulansı arayıp olay yerine intikal etmesini söyledim. Konuşma biter bitmez, kadını erkeğin o zalimce şiddetinden çekip, bir kenara doğru gönderdim.

Çok zaman geçmeden olay yerine polisler ve ambulans intikal etmişti. Kadıncağızın durumu içler acısı idi. Muhtemelen birkaç kırığı ve vücudunun çoğu yerinde darp izleri mevcuttu. Ağzından burnundan kan geliyordu. Tüm ısrarlarımıza rağmen kadın ambulansa binmedi. Polislerde o zaman ifadenizi almak için bizle karakola kadar geleceksiniz dedi. Sonra polislerden biri bana doğru yönelerek:

- Beyefendi sizde olaya bir tanık olarak ve bize yardımcı olmak adına karakola kadar gelebilir misiniz?

- Peki tamam. Hangi karakol? Ben aracım ile geleyim.

Karakola geldiğimde kadın bir köşede, erkek diğer bir köşede polis nezaretinde oturmuş bekliyorlardı. İlk defa toplum içinde aleni bir şekilde yapılan kadına şiddet olayına şahit olmuştum. İfadeler birer birer alınmaya başlamıştı. İfadeler alınırken bir şey dikkatimi çekmişti. Bu iki insan da okumuş gayet kültürlü insanlardı. Erkek mühendis, kadın ise eczacı idi. Şaşırmıştım şaşırmakla kalmayıp açıkçası böyle insanlara bu durumu hiç yakıştıramamıştım. İfadeler alınmaya devam ettikçe şaşırmaya devam ediyordum. Bu iki insan 2 yıllık evliymiş. Hatta bu ilk vukuatları değilmiş. Daha öncesinde de böyle bir olaydan dolayı bu karakolda bulunmuşlar. Her neyse polis arkadaşlar benimde ifademe başvurdular.

- Polis bey… 

- Ben insanlık vazifesi olarak yardım ettim. Ayrıca orada kadına yapılan şiddete karşı seyirci kalamazdım. Durumu içler acısıydı. Hem sizi aradım hem de ambulansı arayarak yardımcı olmaya çalıştım.

Kadın oradan ifadenin arasına girerek:

- Yahu size ne insanlıktan, o insan benim eşim; ister döver, isterse darp eder size ne…

- Siz niye karışıp bizi ayırıyorsunuz.

Polisler ve ben şok içinde kaldık. Ben sustum, polisler sustu… Ne yapacağımızı bilemedik o an. Polis arkadaşlar bana yapmış olduğum insanlık için teşekkür edip kapıya kadar uğurladılar. Şaşkındım, aklıma takılan birçok soru oracıkta kalmıştı.


Birkaç yıl sonra sabah gazetelere göz atarken, üçüncü sayfa haberlerinden bir haber dikkatimi çekti. Bir anda şok oldum. Bundan birkaç yıl önce şahit olmuş olduğum olaydaki erkek, eşini şiddet uygulayarak öldürmüştü. Şimdi yine aklıma takılan birçok soru geliyor.
Hangi kanun, hangi adalet, hangi insanlık bir kadına karşı yapılan şiddeti, bunca yıl sessizce izleyebiliyordu? Devamlı bir surette üçüncü sayfa haberlerinde veya televizyon kanallarının haber bültenlerinde mi izleyeceğiz yapılan bu insanlık dışı muameleleri? Birileri neden hala bu duruma el atmıyor?

Kadına şiddete hayır!


Doktor Hayat / Çankaya Günlükleri 2003 
Post A Comment
  • Blogger Comment using Blogger
  • Facebook Comment using Facebook
  • Disqus Comment using Disqus

2 yorum :

  1. Bence duruma el atılsa bile alan razı satan razı zihninden kurtulunması gerek. Bayan güya kültürlü, erkek de öyle güya ama sonuç hüsran.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayın Aforizmik Kalıntı

      Kıymetli yorumunuz ve konuya olan ilginiz dolayısıyla teşekkürlerimi sunuyorum.

      Saygılarımla

      Sil